Anime: Jubei-chan: The Ninja Girl

Character: Jubei-chan
Performance: Kontakt Live (22 Eylül 2013 – Taksim Ghetto)

Thanks for awsome photos folks! <3 Altuğ, Emrah, Erinç Photographers vs vs

 Uzun zaman yaşanan krizler, parasızlıklar (ilkine gittim, bir tanesine yol param olmadığı için, bir diğerine Dr. Doom u yetiştirirken sabahlayıp 4 kilo birden verdiğim için gidemedim) vs nihayetinde bir TAKT (Türkiye Alt Kültür Topluluğu) (KONTAKT WEB SİTE) etkinliğine daha katılabildim. K1’e katılmış hatta stant açmıştım. Burada etkinlik raporumu inceleyebilirsiniz. 2011 yılındaki ilk etkinlikten bu yana çok işler başaran ekip, yeni standörler, yeni sponsorlar, yeni oyunlar, yeni ödüller, yeni basın temsilcileri gibi zenginliklerle etkinliği geliştirdi.

Ghetto böyle bir yer~ Biz sığamayız ve sahne sorunu yaşarız diye düşündük ilk etapta, bir de herhalde çok bunalırız; üstüne üstlük bar olduğundan -18 çocukları almazlar, kapıda kalırlar; demiştik. BUNLARIN HİÇBİRİ OLMADIII 😀

Gayet de 300 kadar davetli 4 katlı alanda bi aşağı bir yukarı dolanıp sığdılar. Hatta LARP ekibi için özel bir kat ayrılmıştı (ben de o ekipteydim, 1 saat kadar oyuna katıldım; fakat sürekli perdeyi kaldırıp “sensee bi gelir misiiiinn?” diye bağıran ve yardımcı olmak istediğim sahne gösterisine hazırlanan kardeşler sebebiyle erken ayrıldım); ANADOLU HİKAYE ANLATICILARI yeni bir ekip. Mini LARP ve FRP oyun etkinlikleri düzenlemekteler, farkları ise inanılmaz çeşitlilikteki senaryoları. Mesela adamlar geçen Anadolu Vampir hikayeleri üzerine bir oyun oynatmışlar, kardeşler anlata anlata bitiremedi. Bu konuda bir kitap da yazılacakmış söylentilere göre *-* ve zaten biz K-Live’da bir barda düzenlenen müzayede davetinde yaşanan modern şehir efsanelerinden yola çıkmış bir kaosu canlandırıyorduk ki ben daha müzayede senaryosuna ulaşamadan alanı terk etmek durumunda kaldım T^T Neysem ilginizi çekiyorsa bu tarz olaylar bir bakın sitelerine derim (büyük harflerdeki isme etiketli).

Sahne konusu süperdi, dev ekranda kareoke ve just dance manyaklığı üstüne sahne ışıklarının erengirili eğlentiriği cilası oldu. Zaten akşam vakti K-Live ekibi canlı müzik ekiplerini sahneye çıkaracaktı cila olarak; fakat biz erkenden eve dönenler bile gün içinde gereken cila keyfini aldık u.u

Saat 18.00’e kadar felan alkollü içecek satışı yapılmadan, (ki 15 tl lik bilete bir içecek hediye olarak dahildi) o saatten sonra da -18 kardeşler evlerine yollandığından hiçbir sorun yaşanmadan yaş meselesine de çözüm bulunmuştu.

EuroCosplay‘den bahsedeyim. Daha önce de birçok yazımda ara ara bahsettiğim gibi bu etkinlik İngiltere – Londra’da düzenlenen büyük bir cosplay etkinliğidir ve her sonbaharda yıl boyunca dünyanın her yerinde ülke bazında yarışmalarda birinci kalan adaylarını bekleyen bir organizasyondur. Bu yılki katılımcılarımız Cihan Yallı (Stymphalia Cosplay – Torucon Eurocosplay Birincisi) – Melis Boyer (Kontakt-Live Eurocosplay Birincisi) oldular. Konu hakkında bilgi alabileceğiniz ve bir ton eğitim bilgisi içeren Cihan ile röportajımı buyurunuz izleyiniz:

Pekala organizasyon adına notlarım bu kadar ^_^ Teşekkürlerimizi sunuyoruz bu çalışma için organizatörlerimize *-*

Ben Ne Yaptım?
Ben Jubei-chan idim. Eski animelerden gidiyorum yine kendi kostümlerim için 😛
Pembe göz bandını taktığında eski bir usta ninjaya dönüşen bir liseli kızın hikayesi olan Jubei-chan biraz fazla espirili ve ucundan azıcık da ecchi dir. Öneririm!

Kostüm bu şekildee:

Tulumum, Taytım-Boğazlı Badim, Suni deri Kolluklarım-Bacaklıklarım, Saten Bel Kuşağım ve Fiberglass Göz bandım hazırladığım parçalar. Katanam zaten bendeki ahşap katana, yine onu götürdüm :3

Sunuma geçiyoruz: Kırmızı satenler ve yaka telası sayesinde üretilen bel kuşağı ve fiyonkuna cırt cırt ile işlevsellik kattım.

Tulumu tasarlamak zordu kabul ediyorum 😀 Doğru rengi bulamayınca mecburen gidip normalde işleme yapmak için tercih edilen ETAMİN kumaştan diktim. Aslında bu işime çok yaradı, zira sıcak bir gündü ve ortam da bayaa sıcahtı; ben de kat kat giyinmiştim. Ama etaminin hava alan delikleri sayesinde çok bunalmadan günü atlattım :3

Ya çok sorulan bir soru da: “kalıpları nasıl çıkardığım”. VALLAHA KAFADAN ATIYORUM. o.o Evet kafama vurabilirsiniz, haklısınız u.u Terziler her zaman aynı şeyleri diktikleri için kağıt kalıplar kullanırlar. Fakat biz cosplay tasarımcıları her kostüm için tek tek kalıp çıkarmak zorundayız, çünkü kostümlerin her biri tek ve orijinal. Bir de kalıp çıkarma zamanı harcarsak (son güncü olduğumdan u.u”) fazlaca zaman kaybı yaşadığımı farkettim. Direk kumaşı belli tekniklerde katlıyorum, sabunla bile çizmeden kesiyorum ve dikerken belli pensleri, daraltmaları yapıyorum. Ay delilik, evet. Siz siz olun bunu yapmayın, planlı olun. Ben normalliği aşalı çok olmuş, yazık bana >.<‘

Kostümde 2 çeşit suni deri kullandım, kalın olanları kollar ve bacaklarda kalıp gibi durmasını istediğim kılıflara; ince deriyi ise pile yapıp karpuz kol şeklinde kabartacağım tulum kollarına kullandım. “O ne biçim karpuz kol kalıbı nan!?” yakarışlarınızı duyar gibiyim. Sensee biçimi u.u

Ütüden gelen obi parçalarım <3

Bu dikiş köşesi süper oldu, hem aydınlık bir şekilde zamanlayıcı ile fotoğraf çekinebiliyorum *-* Fakat kış günü çok soğuk oluyoooorrr T.T Bu arada Valki-san ile “ooty” instagram serisindeki ilk çalışmasındaki tşörtle aynı desenli tşörte sahip olmamız <3

Altın biyeler dikiliyor, dikiliyooor, dikiliyooorr!
Herkes sensee’den iş bekliyooorr, bekliyooorrr hey!

Yine şişmiş çirkin suratım 😀 İnadına makyaj yapmayacağım arkadaş, doğal yayınlayacağım kendimi, patlayın çatlayın! Çalışın iş üretin, iş! Poz kesmeyin! 😀

Altın renkli plastik blazer stili düğmelerimi de kutuyla aldım hohoho~ Bitmiyorlar, bitmesinler! *-*

Eveeet fiberglass, jelatin, şeffaf plastik; ne derseniz deyin: cicidir!
Şeklini kes, cam boyası ile boya, bitti gitti. Şeffaf bir göz bandım olduu <3

Evde sabahtan saçı yaptım gittim sözde ama kabarmadılar istediğim kadar; çünkü sert saç spreyleri hayvanlar kadar öküzler kadar pahalı! Alamadım T.T Neyse eşimin deodorantı da bir miktar iş gördü sayılır 😀
He, şey evet, ummm saçların ön taraflardan yarısını bu karakter için kestim O.O



KONTAKT LIVE FOTOĞRAFLARI

Sensee’den Püfürt Nokta: “O belime iğneli kesecik de nedir öyle” diyenlere:
Efendim o benim işlevsel kostüm çözümlerimden biri. Cepsiz kostüm taşıyarak tüm gün çok geniş bir alanda kostüm performansı yapacaksam ve organizasyon hediyesi olan yiyecek ve içecek fişi, cep telefonu, kimlik, akbil vs lazım eşyaları gün boyunca yanımda aktif kullanmak ve üstümüzü değiştirdikten sonra eşyalarımızı toplayıp vestiyere kaldırılan durumlarda çözüm bulmak istiyorsam; artan derilerden kendime konsepte uygun bir kese dikerim ve belime takarım! :3

sensee~